"Birtek kişiye yapılan bir haksızlık, bütün topluma yapılan bir tehdittir." Montesquieu
"Bir zencinin rengini degistirmenin tek yolu, beyaz adamlara beyaz yurekler vermektir." PANIN
"Bir yargıç, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir." Sokrates
"Bir yanı dinlemeden karar veren, doğru karar vermiş olsa bile adaletsizlik etmiş sayılır." Anonim
"Bir ülkenin türkülerini yapanlar kanunlarını yapanlardan daha değerlidir." Tales
"Bir toplumda suç varsa, orada adalet yoktur." Eflatun (M.Ö.427-347)
"Bir şey her şey için, her şey bir şey için vardır." GOETHE
"Bir rejim, halkın adalete inanmaz bir hale geldiği noktaya gelince o rejim mahkum olmuştur." Montesquieu
"Binlerce kilometrelik bir yolculuk bile, tek bir adımla başlamak zorundadır." Lao-Tzu)
Zanan seni değil, sen zamanı kullan. e.yıldırım
"kaldır at çöpe, bayatlamış hatanı akıllı ol koru şu gencecik sevdanı ballı olsun ki aşkın, tatlı kılasın akıp giden zamanı" Erol Yıldırım
Kaçan Zamana ağlayacağına, kaçırmadıklarınla övün... E.Y
Zamanla Lades tutum Gökyüzüne ellerim açıktı Aklımdaydı,ama hile yaptı "Aşkı" avucuma attı... Erol Yıldırım
Şeriat der ki: Seninki senin, benimki benim. Tarikat der ki: Seninki senin, benimki de senin. Marifet der ki: Ne benimki var ne seninki. Hakikat der ki: Ne sen varsın, ne ben. ŞEMS-İ TEBRİZ
SÖZ UÇAR, YAZI KALIR...
$('#s7').cycle({fx: 'scrollLeft',delay: -3000});
Menü
Anasayfa
ANTOLOJİLER
Biyografi
Kitapları
Yazıları
Şiirler
Ödülleri
Forum
İletişim
Arama
Fotograflar
Kitap Siparişi
Katkıda Bulundukları
ALMANCA / DEUTSCH
Çevirileri
Hakkında Yazılanlar
DEUTSCHE WERKE
AYDINLIĞA AKAN ŞİİRLER
DOSTLUĞA AKAN ŞİİRLER
RENE AKAN ŞİİRLER
BİR BULUT KAYNIYOR
BİR SEVDA DESTANI
BARIŞI KUCAKLASAK
EYLEMİN GÜNLÜĞÜ
DEUTSCH GEDİCHTE 1
DEUTSCH GEDİCHTE 2

İstatistikler [Sayaçlar]
Bugün Tekil : 16
Bugün Çoğul : 29
Toplam Tekil : 39736
Toplam Çoğul : 330768

Anket
Anket Sorusu : İyi bir roman nasıl olmalı?
İyi bir şiir nasıl olmalı? - 3 Kişi
İyi bir öyküde neler ararsınız? - 1 Kişi
İyi bir yazıdaki kriterleriniz nelerdir? - 1 Kişi
Toplam Oy: 5

Giriş Paneli
Kullanıcı :
Şifre :
Hatırla :
BİR BULUT KAYNIYOR

[CODE]ÖZLEM

BİLİR MİSİN SEN
HASRETLİĞİNİ İNSANIN DENİZE
UÇMAZ OLUR MARTILAR DÜNYANDA
KANAT ÇIRPIP
GÖNÜL BOŞLUĞUNA
ARTIK AÇILMAZ HİÇBİR PENCERE
RÜZGARLARA TAKILIP
YÜRÜMEZ UMUT GEMİN
BAŞKA SAHİLE
İSTESEN DE İSTEMESEN DE
BÖLER HER GECE DÜŞLERİNİ
BİR MAVİ PENCERE

Erol Yıldırım
Barışı Kucaklasak’tan)

BİRİCİK SEVDAMDI AZ ÖNCE KURŞUNLADIĞIM

BIRAKIN BIRAKIN KAHRIMI
DEŞMEYİN KÜLLENMİŞ YARAMI
KAPAYIN ŞU GRAMOFONU
KIRIN ŞU ESKİMİŞ PLAĞI
ŞU ÜÇ GÜNLÜK DÜNYADAN
ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA PİŞMANIM KAÇACAĞIM

BIRAKIN BIRAKIN ANMAYIN
O KADININ ARTIK ADINI
DİNMESİN KARA SANCILARIM
ÇÜRÜTSÜN ALTIN KAFESİNİ
ONULMAZ YÜREK SANCILARIM

BIRAKIN BIRAKIN AŞIKLAR TEPESİ'Nİ
KADIKÖY'Ü HİÇ İŞİN İÇİNE KATMAYIN
DOLDURUN DOLDURUN KADEHİMİ
GECEKONDU ANILARINI RAKIMA MEZE
YAPACAĞIM

BIRAKIN BIRAKIN TANRI AŞKINA
SUÇLAMAYIN BU DENLİ YIKIK SEVDAMI
BIRAKIN BIRAKIN İHANETİNİ BANA ANLATMAYIN
BAKIN KARIŞMAM HIÇKIRA HIÇKIRA AĞLARIM

BIRAKIN BIRAKIN SEVABIMI GÜNAHIMI
ÇARPSIN BENİ O FAİŞENİN ECİNLİ BEDDUASI

BIRAKIN BIRAKIN TUTMAYIN NABZIMI
DİKEN DİKEN KABARDI KÖROLASI ARZULARIM
ANA AVRAT TANIMAM, ŞİMDİ NARAYI BASARIM
ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA SANCILIYIM ÇILDIRACAĞIM
ŞU BEYNİMİ KEMİREN KISKANÇ ŞEYTANA UYUP
BİRİCİK SEVDAMI O FAİŞEYİ VURACAĞIM

Erol Yıldırım

Es War Meine Geliebte Die Ich Eben Erschoß

Laßt, laßt meinen Kummer
Wühlt nicht in heilenden Wunden
Schaltet das Gramophon aus
Zerschlagt die alte Platte
Schreiend möchte ich fliehen
Bereue das kurze Leben

Hört auf, hört auf den Namen
Dieser Frau zu erwähnen
Mein schwerer Schmerz
Soll nicht lindern
Rosten soll im Goldenen Käfig
Meine unheilbare Wunde

Laßt, laßt doch den Berg der Liebenden
Laßt bloß Kadıköy aus dem Spiel
Raki sollt ihr mir nachschenken
Meine Hütte Erinnerungen
Verzehre ich als Beigericht zum Rakı

Hört auf, hört auf in Gottes Namen
Verurteilt nicht diese zerfallene Liebe
Erzählt nicht, sie hat mich betrogen
Sonst weine ich endlose Tränen

Laßt, laßt mir meine frommen
Und sündigen Taten
Der Fluch dieser Hure soll mich treffen

Hört auf, hört auf meinen Puls zu fühlen
Meine Wünsche sind hochgekommen
Keine Scham kenne ich mehr
Gleich gröle ich, so laut ich kann
Der Schmerz treibt mich zum Wahnsinn
Des Teufels Eifersucht
Zerfrißt meine Gedanken
Doch ich werde auf ihn hören
Und erschieße sie, meine einzige Geliebte,diese Hure...
                                    

 Erol Yıldırım

aus " Wellenbewegt der Himmel"                                         

www.erolyildirim.org



YAŞANMIŞ GÜNLERE

TÖRPÜLENMEDİK
NERESİ KALDI ÖMRÜN

KAÇMIŞ TRENİN PEŞİNDEN
YETMEZ Mİ KOŞTUĞUN

KATTIN GECELERİ GÜNDÜZÜNE
SÜRDÜĞÜN EKİN
BAŞAK VERMEDİ İŞTE

YAŞLI BİR SANDALSIN
SEN ARTIK
KALDIRIP ATTILAR
BOŞ BİR SAHİLE

DİKKATLİ OL
KAPTIRMA HA SAKIN
KENDİNİ
DALGALARIN AHENGİNE

SALLANIP DURURSUN SAONRA
BİR ŞÖYLE BİR BÖYLE

EN SEVDALI GÜNLERİNDE BİLE
TUTUP DA SAÇLARINDAN DENİZİN
SORMADIN BİR KERE
SEVİLİP SEVİLMEDİĞİNİ AKIL EDİP DE

Erol Yıldırım
(Baroşı Kucaklasak’tan)

NİSAN BİR

BİR COŞKU BİR TEBESSÜM
KOŞARAK ADAIM ADIM
KUCAKLAŞMAK VARKEN BAHARLA
SEN YİTİK SEN BAŞKASIYLA SEVDALI
BEN BİR HOŞ BEN SAĞINAK SAĞINAK OLMUŞ
ÇEKİYORUM ELENSE KAHIRLA

YIKIK KÖPRÜLER KOYMUŞUZ ARAMIZA
ÇÜRÜK KAPILAR Kİ KİLİTLERİ PAS TUTMUŞ
KAPANMIŞ YÜZÜMÜZE
KEŞKE ŞU KEŞMEKEŞ KAVGAMIZDA
AYMAZ ZAMAN KANATLANIP UÇSA

BİNBİR KAPILI BİR HAN GELGİTLERLE DOLU ŞU YAŞAM
BİZİ ASIL BOCALATAN ÇELİŞKİLERİMİZ
ELDE MİRAS KALAN DİPSİZ KÜLEK BOŞ ANBAR KİNİMİZ

GAYYA KUYUSU NEFRETİMİZE
BİR DAHA HORTLAMASIN DİYE
BASMALI DAMGAYI SÜLEYMAN MÜHRÜYLE

EGOMUZU KÖRÜKLEYEN APTAL PUTLARI
KIRMALI İLK ADIMDA
İLK ADIMDA SAHRA SUSUZLUĞUNDAN KURTULMALI
PAYDOS DEMELİ İLK ADIMDA BU İĞRENÇ SUSKUNLUĞA
İLK ADIMDA TOKATI İNDİRMELİ BÜSBÜTÜN SOYSUZLIĞA

HANİ YA NAZLIM
AKASYA KOKULU ŞU DOĞA AKLIMIZI ÇELMESE
İNSAN AĞLARKEN İÇİN İÇİN
İSYAN ÇİÇEK AÇAR MI HİÇ BÖYLESİNE

KARMALI BALLA ARDIMIZDA KALAN SANCIYI
SALMALI GENİŞ BİR TEBESSÜM GÖKKUŞAĞINA
ŞÖYLE SIĞINIP DA YARADANA
DALMALI İREM BAĞLARINA BALIKLAMA

BİLGELİK AĞACIMIZI SÖKÜP KÖKÜNDEN
ÇEKİP ÇIKARMALI CEHENNEMİNDEN
AÇABİLMEK GÖZLERİMİZİ NE GÜZEL NE GÜZEL
AÇABİLMEK DÜNYAYA DOYASIYA YENİDEN

BU İLK ADIM İLK ARAÇ NAZLIM
ATEŞE VERMEK ASIL AMAÇ ŞU HOYRAT KARANLIĞI
SEBİLLEŞTİRELİM SEBİLLEŞTİRELİM
NİSAN BİR YAĞMURU SEVGİMİZİ
KURUMUŞ GÖNÜLLERE DOYASIYA SEPELİM

Erol Yıldırım


TÜRKÜ 11

Atımı bağladınm ben bir hezana
Lanet olsun böyle bozuk düzene
Destanlar yazdırdım Garip Ozan’a
Dön gel yiğit dön gel gurbet elinden
Alamanya denen zulüm çölünden
Çık gel yiğit çık gel gurbet yoldaş mı
Alamnya denen zulüm kardaş mı

Kapıma vurdular kara kilidi
Öksüz bıraktılar evde yiğidi
Tutman gerekirdi ata öğüdü
Dön gel yiğidim dön gel gurbet elinden
Alamanya denen zulüm çölünden
Çık gel yiğit çık gel gurbet yoldaş mı
Alamnya denen zulüm kardaş mı

Kınalı ellerim kaldı alavlı
Kör olası gavur çok mu endamlı
Duydum ki düşmüşsün karasevdalı

 
Dön gel yiğidim dön gel gurbet elinden
Alamanya denen zulüm çölünden
Çık gel yiğit çık gel gurbet yoldaş mı
Alamnya denen zulüm kardaş mı


Karınım beklerim yitik yolunu
Hududu aşmaya gücün varmaz mı
Salıver mektubun yak da ucunu
Dön gel yiğidim dön gel gurbet elinden
Alamanya denen zulüm çölünden
Çık gel yiğit çık gel gurbet yoldaş mı
Alamnya denen zulüm kardaş mı

Erol Yıldırım
(Barışı Kucaklasak’tan)

Das Lied 2
(Brief Aus Der Türkei)

An einem Herbstbaum band
ich  dein Pferd
verwünschte diese ungerechte Welt
ließ den Dichter, Garip Ozan Epen dichten
Komm heim mein Liebster, kehre zurück
von der Fremde, der Tyrannenwüste
namens Deutschland
mach dich auf den Weg, Liebster
ist die Fremde deine Heimat
bist du mit Deutschland,
dieser Tyrannei so tief verbrüdert

Deine Tür verschlossen verdunkelt
verwaist zu Hause die Mädchen, Jungen.
Solltest du nicht auf die Eltern hören
komm Heim mein Liebster, kehre zurück
von der Fremde, der Tyrannenwüste
namens Deutschland
mach dich auf den Weg, Liebster
ist die Fremde deine Heimat
bist du mit Deutschland,
dieser Tyrannei so tief verbrüdert

Meine Hände, mit Henna gefärbt
in Flammen
ist sie denn so schön, die verfluchte fremde Frau
ich hörte, du bist voller Schwermut
Komm heim mein Liebster, kehre zurück
von der Fremde, der Tyrannenwüste
namens Deutschland
mach dich auf den Weg, Liebster
ist die Fremde deine Heimat
bist du mit Deutschland
dieser Tyrannei so tief verbrüdert
Deine Frau wartet auf deine Rückkehr
überschreite die Grenzen
hast du keine Kraft mehr

                   11

lass deinen Brief kommen,
dessen Ecken verbrannt sind
Komm Heim mein Liebster, kehre zurück
von der Fremde, der Tyrannenwüste
namens Deutschland
mach dich auf den Weg, Liebster
bist du denn mit Deutschland
dieser Tyrannei so tief verbrüdert                                                                                                                     

Erol Yıldırım   
(Aus den Frieden Umarmen)

MEMLEKETİM

hasretim kör kuyu gözü
gün yanığı memleketim

keven bitmez
keklik ötmez dağlarım

uğruna çileler çektiğim
ser verip sır vermediğim

turnaları konup da göçmeyen
olukların kurumuş
sütlenmiyor kara koyun

hasretim kör bir göze
kör olası göz pınarlarım
dolu dolu ağlarım da
nerede hani çağlayanların

kaç sabır taşı parçalandı
hasretimin kahrından

yaşamak mı seninkisi de
isyansız sağır böylesine

Erol Yıldırım
(Barışı Kucaklasak’tan)



      UMUDU ÖLDÜREMEZLER

UMUT BİR GÜNEŞ
DUYDUNUZ MU
ARKADAŞLAR
UMUDU VURMUŞLAR

KÖR KURŞUN
BARIŞI SEN BOZDUN
ALACAĞIN OLSUN

UMUT BİR BEYAZ
GÜVERCİN
DERE BOYLARINDA
SU COŞKU SEVİNÇ
TARLALARDA BAŞAK
DAĞLARDA
DALGA, DALGA
GELİNCİK
OYUNLARIMIZDA KOL KOLA
MENDİLİMİZ
FİLİZ TUTMUŞ
BOY ATMIŞ
ALIN TERİMİZ
 EMEĞİMİZ

DUYDUNUZ MU
ARKADAŞLAR
UMUDU
TUTUKLAMIŞLAR
ŞİMDİ İŞKENCEDE
KİLİTLİ İÇERDE

DAĞ TAŞ YAŞAM
TEK BİR KEZ
TEK BİR KEZ
GÜNEŞE VARABİLSEK
UMUT TARLALARDAN
FABRİKALARDAN KOŞACAK
VE MAKİNALAR COŞACAK

TÜM PASLI KİLİTLERİ
SÖKECEĞİZ
VE ÇEKECEĞİZ
DARAĞACINA

GÜNEŞ SICAK DAHA
MAKİNALARIN SUSKUNLUĞUNA
BAKMAYIN SİZ
UMUDU YİTİRMEDİK
YENİDEN KÖK SALIYOR
BAŞAKLAR

DAĞ TAŞ YAŞAM
BARIŞA ADAK
GERİYE BİR, BİR
SAYMAYA BİR BAŞLASAK

BARIŞ DALGA, DALGA
KIRLARDAN DENİZLERDEN
TÜNYAMIZA YAYILACAK

Erol Yıldırım
(Barışı Kucaklasak’tan)

Alleinstehen

Rechtsum das Meer
der Sand in der Mitte
meine Fußspuren
              im Sand
der Himmel über meinen Kopf
gefüllt mit der Sonne
Ich gehe ganz allein
wenn nur mein Schatten
nicht dazu zählte

Lincksum das Meer
meine Fußspuren
             im Sand
Rechtsum die Sonne
der blau Himmel über meinen Kopf
Ich marschiere ganz allein
wenn nur meine Sehnsucht
               nicht dazu zählte


Erol Yıldırım

aus " Epos von Liebe "
www.erolyildirim.org
Eylemin Günlüğü

Geçenlerde küçük Eylem
Anneciğim diyordu
Niçin balonlar özgür değil
Uçurtmaları neden iple bağlıyorlar
Bahçede minnoşu zincire vurmuşlar
Kuşları neden kafeslere koymuşlar
Sirklerde aslanlar köle
Bir sağa, bir sola kırbaçlanıyorlar
Kim çizdi bu sınırları
Boydan boya dikenli teller
Mayın tarlaları…
Türk Kürt Arnavut Alman
Karmaşık bir bilmece
Tek başıma düşündüm
Çözemedim günlerce
Oysa sen hep beni över
Çok akıllı kızım derdin
Evet anneciğim
Televizyonda izledim
Hani şu siyah yüzlü
Karınları şiş gözleri çukur
Elleri ayakları kocaman
Çocuklar var ya
Sinekler yüzlerine gözlerine
Bir konup bir göçüyor ya
İşte o çocuklar
Bir, bir art arda sokaklarda
Açlıktan ölüyormuş
Anneciğim yalvarırım
Yumurtamın yarısını
Zorla yedirme bana
Yollayalım zavallı
Açlıktan ölen çocuklara
Babama yalvaracağım
Ve ona diyeceğim ki
Tüm iplerini keselim uçurtmaların
Mavi göğe salalım balonlar
Gökyüzü renklerle dolsun
Yoksul ülkelerin çocukları mutlu olsun
Dostluk barış gelsin dünyaya
Dikenli telleri zincirleri
Özgürlüğü yok eden tüm engelleri
Eritip kocaman kazanlarda
Bir baştan bir başa
Sınırlara kaydırak yapsınlar
Çevresini çocuk parklarıyla donatsınlar
Dünya çocukları ve ben
O zaman ne mutlu olurduk
Anneciğim bir bilsen

Erol Yıldırım
(Eylemin Günlüğü’nden)


GURBET ELLERE ELLERE

ÇIKTIM YOLLARA ÇÖLLERE
VARACAĞIM AYAN BEYAN
DAYAN DİZLERİM DE DAYAN

GÜL DALINDA YOSUN OLMAZ
YOLSUZA YOL SORULMAZ
OMUZ VERMEDEN DURULMAZ
SULAR ÇAĞLAYI ÇAĞLAYI

ÇIKTIM YAD ELLELRE YAYAN
DAYAN BE KARDEŞİM DAYAN
MENZİLİMİZ AYAN BEYAN

GARİP OZAN DER BEYLERE
YETTİK GÜLLERE GÜLLERE
DÜŞTÜK DİLERE DİLLERE
GURBET ELLERE ELLERE

Erol Yıldırım
(Eylemin Günlüğü’nden)

YARALISIN

ELİNDE KESKİ
ELİNDE ÇEKİÇ
LEONARDO DA VİNCİ
ŞAFAĞI YONTUYORSUN
GÜN DOĞUYOR AVUÇ İÇİNDE
YARALISIN

ELİNDE BALDIRAN
ELİNDE HAYAT
BİLGE SOKRAT
ALEV BİR GÖMLEK BİÇİYORSUN
GÜNEŞ BATIYOR AVUÇ İÇİNDE
YARALISIN

KÖROLASI SERSERİ BİR MAYIN
ÇİSELİYOR GÖZBEBEKLERİME
BİLE BİLE LADESTİ BU KAYBEDİŞİM
DEVİNİM GEBE AVUÇ İÇİMDE
YARALISIN

PUŞTLAR SOFRASINDASIN
KÖREBE OYNUYOR NAMLUDA KURŞUN
TUŞA GELMEDİ HENÜZ SIRTIN
UÇUN KUŞLAR UÇUN
YÜREĞİM İŞKENCEDE
YARALISIN

EROL YILDIRIM


HASRET YÜKLÜ GECELER

içimde bir boşluk
derin mi derin
hasret yüklü geçmiyor
sensiz gecelerim

kaydırak taşıyım
loş sokaklarda
sürükleniyorum
param parça

bin parça gönlüm
sönmeden yanıyorum
boşalan şu dünyamda
hep seni arıyorum

bir yanda geçmişim
ağır mı ağır
diğerinde geleceğim
coşkulu bağır bağır

içimde bir boşluk
derin mi derin
hasret yüklü
geçmiyor gecelerim

Erol Yıldırım
Mayıs 1985 Düsseldorf
(Bir Sevda Destan’ından)


GÜNLERİN ACISI

YILLARIN BOŞ BEŞİĞİNDE
SÜRÜKLENİYOR YAŞAM
GÜNLER YIKIK
GÜNLER ÇARESİZ
UÇUP GİDİYOR İNAN

GÖZLERİN KIRÇİÇEĞİ
ÇAĞIL ÇAĞIL ESEN
ŞU FIRTINALI YAŞAMDA
SIĞINACAK TEK LİMANDIN SEN

BAKIŞLARIN ÇİĞDEM ÇİĞDEM AÇAN
YILLARIN BOŞ BEŞİĞİNDE
SÜRÜKLENİYOR YAŞAM

GÜNLER YALNIZ
ANLAMSIZ
TATSIZ TUZSUZ
GEÇİP GİDİYOR İNAN

BÖYLE HASRETLİK UZARSA
ÇILDIRABİLİR İNSAN

Erol Yıldırım






 
BİR KAMIŞIM SAZLKTA

Suskun bir neyim sazlıkta
Yabanın yeli dörtbir yanımda
Deli eder beni deli
Okyanus dalgalı namelerin
Yemen ağıtı türkülerin
Dil vermezler hani nerede

Gözlerimde zümrüt yeşili meltemin
Hasretin dipsiz kuyusunda neyleri
Batık bir yelkenli günlerim
Bu günlere dalıp dalıp giderim

Demiri yosun tutmuş acıların
Söküp atamıyorum içimden
Suskun küskün bir neyim sazlıkta ben
Hani neyzenim nerede

Loş eski bir şehrin şafak yılgınlığı
Bu benimkisi
Yıkamadığım içimden
Doğacak günü tutmuşum avuç içimde
Körebe oynuyorum kendi kendimle
Ne zaman genzimi yakacak
Hani 1Nisan yağmurlu bahar kokuların
Nerede

Hala o buruk acı
Senin başlattığın onulmaz sancı
İki gözüm yer tüketir beni
Hani nerede Lokman hekimin
Nerede ağrılarımın ilacı

İçimdeki zehri süzene değin
Kapına gelmeyeceğim
Mey meclisine de girmeyeceğim
Ne sarhoş ne de bir hoş
Yaşamla sarmaş dolaş da olmayacağım
Neylik benim neyime
Ben ki neyzenini yitirmiş biriyim
Dere boyunda bir kamış seliyim
Erol Yıldırım






 

HAZİRAN

DÜNYANIN BİR UCUNDA SEN
DİĞERİNDE BEN
YÜREKLERİMİZ VURAN
KAÇ ZAMAN SÜRDÜ
GÖZ GÖZE DİZ DİZE
DALIP GİTTİĞİMİZ
BİR BEŞ ON...
BİR O KADAR KAHIR

MAVİ ANILAR YER YER
HALKA HALKA BİRER ZİNCİR
GÖNÜL GEMİMDE FORSAYIM
ZİNCİRİ YÜREĞİMDE TAŞIYORUM
PRANGADA YAŞIYORUM

BİR ÇOBAN DAĞARCIĞI GİBİ
YOKSUL ANILAR ANILARIMIZ
BİR BAŞ ACI SOĞAN
BİR PARÇA KURU EKMEK AZIK
DAĞ SULARI BU YALNIZLIĞA KATIK

ANILAR MAVİ ANILAR ONLAR

BAKIŞIN BÜTÜN BİR DÜNYA
GÜLÜŞÜN BİR ALEM
SÖZ VERİP DE GELMEYİŞİN
BİR DE BEN GÖZLERİNDE ERİRKEN
BÜKÜP ALAYLI DUDAKLARIN SEN
"NE VAR" DEYİŞİN...
VE BENİM TAKVİMDEN SİLDİĞİM
O HAZİRAN...
BÜTÜN BUNLAR MIYDI BENİ ZİNCİRE VURAN

MAVİ ANILAR BİR BİR
HALKA HALKA BİRER ZİNCİR

ÇEKİP UZAKLARA GİDİŞİN
GİDERKEN ARMAĞAM ETTİĞİN GÖZYAŞLARIN
BİR DE HİÇ DÖNMEYECEK GİBİ EL SALLAYIŞIN
VE BENİM TAKVİMDEN SİLDİĞİM O HAZİRAN
BÜTÜN BUNLAR MIYDI BENİ PIRANGAYA VURAN

ÇÖZEMEDİĞİM ELBET
DAHA BİR YIĞIN ZULMET
İÇİMDE SINIRSIZ BİR GURBET

Erol Yıldırım
O Haziran 1985 Kanarya Adaları İspanya
(Bir Sevda Destanı’ndan)



ÇOK ŞÜKÜR ÇOK ŞÜKÜR

HER YANIM TOYDÜĞÜN
HER YANIM TOYDÜĞÜN

BİR AYAĞI YÜREĞİMDİ
BİR AYAĞI DÜŞÜMCEM
BİR KÖRDÜĞÜMDÜ BİN İŞKENCEYDİ
KILIÇTAN KESKİN KILDAN İNCEYDİ

İSKENDERE’İN KILICIYLA
ÇÖZDÜĞÜM, ÇÖZDÜĞÜM
BİR KÖRDÜĞÜMDÜ

ATLIKARINCADAYIM
ATLIKARINCADA
ALTI DUYUM KOLKOLA
HAYDA, HAYDA DA HAYDA
DEMOKLES’İN KILIÇ’I
YOK, ARTIK ARAMIZDA

BİR BİLSENİZ NE ÇOCUKSU
NE COŞKULU DUYGULARLA
NEFES NEFESE ŞU YÜREĞİM

ÇOK ŞÜKÜR ÇOK ŞÜKÜR
HER YANIM TOYDÜĞÜN
HER YANIM TOYDÜĞÜN

Erol Yıldırım

ALMANYA MEKTUBU

GÜNLER KÖMÜR OLDU GEÇMİYOR ZAMAN
SAĞ YANIM GİRİZU SOLYANIM DUMAN
ADIMA KESİLMİŞ HAİNCE FERMAN
KAZARIM KAZARIM KURUMAZ DAMAR
BUNDAN DAHA BETER VAR MI BİR MEZAR
SÜRERİM SÜRERİM TÜKENMEZ YOLLAR
YİĞİT SEVDİĞİNİ BÖYLE Mİ KOLLAR KOLLAR

TANRIYMIŞ KÖR KUŞUN YUVASIN KURAN
TANRIYA KALDIYSA HALİMİZ YAMAN
MADEN ZALIM PATRON VERMİYOR AMAN
KAZARIM KAZARIM KURUMAZ DAMAR
BUNDAN DAHA BETER VAR MI BİR MEZAR
SÜRERİM SÜRERİM TÜKENMEZ YOLLAR
YİĞİT SEVDİĞİNİ BÖYLE Mİ KOLLAR

GURBETTE YABAMCI SILADA MARKÇI
HEP YOLCUYUZ OLAMADIK HİÇ HANCI
ÇEKİLİR DERT DEĞİL AĞUDAN ACI
KAZARIM KAZARIM KURUMAZ DAMAR
BUNDAN DAHA BETER VAR MI BİR MEZAR
SÜRERİM SÜRERİM TÜKENMEZ YOLLAR
E 5'TE AZRAİL PEŞİMİ KOLLAR

KARIM KARA SEVDAM BAĞRIMDA TÜTER
GÜNDÜZÜN DAĞ BAŞI GECEM BİN BETER
SABIRTAŞI OLSA DAYANMAZ YETER
KAZARIM KAZARIM KURUMAZ DAMAR
BUNDAN DAHA BETER VAR MI BİR MEZAR
SÜRERİM SÜRERİM TÜKENMEZ YOLLAR
E 5'TE AZRAİL PEŞİMİ KOLLAR

SEFERDE EV HALKI YOLUMU GÖZLER
KARIN VEREM ANAN İNME DEDİLER
BABAM EMMİM ÇOKTAN GÖÇÜP GİTTİLER
GARİP OZAN LAFLA ONULMAZ YARAM
BÖYLE GELMİŞ BÖYLE GİTMEZ HER ZAMAN
SÜRERİM SÜRERİM TÜKENMEZ YOLLAR
YİĞİT SEVDİĞİNİ BÖYLE Mİ KOLLAR


 
Erol YILDIRIM

Bir Bulut Kaynıyor’dan)

 BİR PARÇA GÖKYÜZÜ ÖZGÜRLÜĞÜM

DENİZ GÜNEŞ VE DOĞA
GURBETİ YIKIP İÇİMDEN
VARACAĞIM DAĞLARA
ÇOCUKLUĞUM BİR MASALDI
ORALARDA

KEKİK KOKUSU KEVEN KOKUSU
EL EDİYOR UZAKLARDAN BANA

GÖKYÜZÜ DAĞLARDA
KOSKOCA MAVİ BİR BALON
DENİZ GEMİLER KALYON

BULAMADIM BENLİĞİMİ
SÜSLÜ KENTLERİN BENCİLLİĞİNDE
VARSIN BU ZENGİNLİKLER SİZİN OLSUN
VERİN YOKSUL DAĞLARIMI BANA
YENİDEN KENDİMİ BULABİLİRİM
ANCAK ORALARDA

ŞANIMI ŞÖHRETİMİ
ÇİÇEKSİZ KIRIK BİR VAZO GİBİ
TERKEDİP YAZI MASAMDA
ALIP YOKSUL GÖNLÜMÜ
ÇIKACAĞIM DAĞLARA…

Erol Yıldırım
Nisan 1985 Cannes / Fransa
(Bir Sevda Destanı’ndan)



BİR SEVDA DESTANI

1.

mavi bulutlu sevincim

ak güvercinli umudum

bahar bahar aydınlıktı içim

memleketim, memleketim, memleketim

hasso emmim yaslı,

zeyno bacım yaslı,

Süphan da yaslı

bir destan bu, binbir yıllık kınında bir kılıç gibi paslı...

11.

yeşildi yeşil başaktı

balta görmemiş ormanlardı

Aras’tı, Dlcle’ydl, Fırat’tı

Selahattin-i Eyyubi’ydi

coşkun akardı taşkın akardı

doğaydı gündü, daha dündü

Şahımerdan özgürlüğüydü

tutupta sırrını çözemediğim

çözüpte ak şiircesine yazamadığım

içimde bir kördüğüm Özgürlüğüm

dizgin tutmayan deli bir aygır gibiyim

yangın dolu gözüm, bıraksalar şahlanırım.

111.

kapandı gece. yağdı gece,

açtı gece, doğdu gün

binbir renkteydl gökkuşağı

altından geçtim dün

ardına bakma dediler, baktım

bir dilek tut dediler, tutmadım

sevginle kucaklaştım desem öte ucunda gökkuşağının.

kim inanır gerçek şu

su gibiydin su çağıl, çağıl

rastladım sana

o kocaman binanın bilmem kaçıncı katında

esiyor bir kayak yeli sevdan gitmiyor başımdan

ben Maraş'lı

ben Tatvan'lı, ben Kars'lı

aklımdan geçmezdi

bir Kerem ile Aslı

bir binbirgece masalı yaşayacağım

ne Sivas’ın kır çiçeğidir gözümde tüten

ne deniz, ne İstanbul, ne hasretim

türküleşmiyor dilimde sen olmadan sensiz
memleketim
tadıyla tuzuyla. göğüyle deniziyle büsbütün bir İstanbul’sun sen Içimde

seninle gökyüzü seninle deniz

seninle kurtuluşum

seninle şafak

seninle Munzur’um,

seninle yeşil, yeşil: başak, başak memleketim

Erol Yıldırım
(Bir Sevda Destanı’ndan)

YÜREĞİM SABIRTAŞI

BİR KASIRĞA SONUNDA
YÜREĞİM TAKILDI DİKENİNE

YÜREĞİM YANIYOR PARAM PARÇA
YÜREĞİM YANIYOR ALEV ALEV

YÜREĞİM KURU BİR DAL
AÇAMAZ AL AL

BİRİ BEYAZ BİRİ PEMBE DİĞERİ KIRMIZI
ÜÇ YÖREMDE ÜÇ GÜLÜM VAR
SALINIR AL AL

YÜREĞİM SIRÇA KÖŞK
YÜREĞİM SIRKÜPÜ
DERDİMİ DİYEMEM

YÜREĞİM SABIRTAŞI
AĞIZ DİL VEREMEM

AĞULU YÜREĞİM
DOLAR DOLAR TAŞAR DA
AÇILIP SAÇILAMAZ AL AL

Erol Yıldırım

YOL TÜRKÜLERE

1.
Sarmışsa dört bir yanını gurbet
Bu  ölümden de beterdir elbet

11.
Dur durak gözetmeden
Alır da başımı giderim
Yoluma duranım mı var
“Gel etme dur gitme” gayri diyenim mi
Yoksa ardımca ağlayanım mı var

111.
Yitik olurmuş da vay
Sürüden ayrılanın yolu
Gurbet ölümcül dert ki dert
Zor ki zor adama kor ki kor….

1V.

ÖMÜR BİTER DE GURBETLİK BİTMEZ

çifte yoksulluğum yollarda
zehir olur da sızarsa içime
ya ağrısı tutar da, hasta yüreğim tıkanırsa

kara gün dostu olmadın zaten
bilirim iyi gün dostusun sen...

ardımca ağıt yakma, boğma yasa kendini
ölenle ölünmez ki lafı, ağzında zaten sakızdı
çıtlata, çıtlata çiğne şimdi
ne düne ümit bağla, ne de ardımca ağla
bak sana yaraşır böylesi

çıplak ayakla in sahile, yürü neşenle kumlarda
al mavi denizi yamacına, daya sırtını güneşe
sıkıldın mı atıl ormana, koş, bağır, çağır
kır çiçekleri derle, papatyalardan fal tut ikimize
sıra bana gelince, seviyordu, seviyordu çok seviyordu
ama biraz enayice, demeyi sakın unutma
açık kalsın yatak odamızın perdeleri
güneş dolsun doyasıya içeri
kır çiçeğim benim, bir de vaktin olunca
güvercinleri yemlemeyi unutma bolca

bahçemizdeki erik ağacı, baharın müjdecisi
çiçeklenmiş olmalı

yıldızlar şırıl, şırıldır bu mevsim bizim oralarda
sudan çıkmış bir kadın saçı gibi, ışıl, ışıldır gökyüzü
aç gizlerini yıldızlara doyasıya çekinme
çöreklenip dertlerin olmasın yüreğinde bilmece...

bahar yağmurları yine öyle hırçın, hırçın
camlara vurunca, gök korkulu gürleyince
yalnız korkmuyor musun odanda
sıkıca sarılacak biri yok mu yatağında

eğer, baş ağrıların tutmamışsa mutlusun demek
felekle anlaş, dünyaya kazık çakmaya bak
benim yapamadıklarımı sen yap

zil takıp fındık bile kırabilirsin ardımca
nasıl olsa ölüm sonsuz bir gurbet
ölenle de ölünmez ki elbet...


Erol Yıldırım
(Bir Sevda Destanı’ndan)

Man stirbt nicht mit den Toten


Auf dem Weg die doppelte Armut
Wird zu Gift und fließt in mein Herz
Wenn Schmerz beginnt
Und das Herz sich schnürt

Warst nie ein Freund für schlechte Tage
Ich weiß, guter Tage Freund bist du

Sing keine Klagelieder hinter mir her
Man stirbt nicht mit den Toten, heißt es

Das sagst doch du, kaust drauf rum, immer wieder
Jetzt ist es an dir, kau! kau nur!

Weder Hoffnung durch vergangenes
Noch Tränen nach mir
Schau her, das passt zu dir
Barfuss runter an den Strand
Mit Freude durch den Sand
Nimm das blaue Meer dir vor
Der Sonne den Rücken angelehnt
Ist es Öde, lauf in den Wald
Sing mit Freude
Laufe, schreie aus vollem Hals....
Pflück die wilden Blumen
Frage die Gänseblümchen nach uns
Bin ich an der Reihe, „Er liebte mich,
liebte mich sehr, er liebte...
Doch vergiss nicht zu ergänzen.... wie ein Narr

Lass die Schlafzimmer Gardinen offen
Hineinströmen soll die Sonne
Mein Gänseblümchen,
und hast du noch Zeit
Füttere die Tauben reichlich....

In unserem Garten der Pflaumenbaum,
Die Nachricht des Frühlings,
Mag wohl Knospen jetzt tragen
Die Sterne funkelnder als sonst bei uns zu
dieser Jahreszeit


Funkelnder Himmel jede Nacht
Ähnlich dem schillerndem Haar,
der aus’m Wasser steigenden Frau


Trau dich, öffne deine Geheimnisse
so viel du willst den Sternen
Sonst gräbt deine Sorge sich
wie ein Rätsel in dein Herz
Herbstregen wie immer mit wucht schlägt ein an die Fenster
Der Himmel, furchterregend, donnert
Fürchtest du dich alleine in deinem Zimmer?
Niemand da, der dich im Bett feste umarmt?
Vergiss es, denk nicht dran, vergehen werden diese Tage

Ist dein Kopf schmerzfrei, bist du glücklich
Einige dich mit dem Schicksal
und wirf ein Anker ins Leben
Tue alles was ich nicht schaffte

So willst du es nach mir, tanze wild umher,
oder gar betrüge mich
Unendlich Fremde ist doch der Tod
Man stirbt nicht mit den Toten

Erol Yildirim
März 1986 Cannes

www.erolyildirim.org



KİRAZ AĞACI

BİR KİRAZ AĞACI VARDI DÜSSELDORF'TA
DALLARINDA KUMRULAR AŞK OYUNLARI OYNARDI
BAHAR KISKANIR KIRAZ AĞACINI
YEŞİLE BEYAZA KIRNIZIYA BOYARDI

BEŞİNCİ KATTA MİNİ MİNNACIK BİR BALKONDA
KIVIRCIK SAÇLI BİR OĞLAN VARDI
BU MİNİ MİNNACIK BALKON KİRAZ AĞACINA BAKARDI

SİYAH SAÇLARINDA ASIRLIK KAVAK YELLERİ
OĞLANIN TA AŞAĞILARA UZANIRDI ELLERİ
KİRAZ AĞACININ YAPRAKLARI ARASINDAN
DİĞER OĞLANLARA ÇAKTIRMADAN
SARIŞIN KIZLARIN SAÇLARINI OKŞARDI

UZUNDU KİRAZ AĞACI UPUZUNDU HER ZAMAN
DUYMADIM YAKINDIĞINI HİÇBİR ZAMAN UZUNLUĞUNDAN

KİRAZLARA BAYILIR DEĞİL Mİ ÇOCUKLAR
DALLARINDA NE DE SEVİMLİDİR ŞU KİRAZLAR

ÇOCUKLAR KİRAZ AĞAÇLARININ ALTINDA
SAKLAMBAÇ OYNARLAR
BİRİ EBE OLUR -SAĞIM SOLUM-
BALKONDAKİ OĞLAN UZANIR "SOBE" DER
HİÇ BÖYLE DE SOBELEME OLUR MU

ELLERİ KİRAÇ DALLARI GİBİ UZUNDU OĞLANIN
ÇAKTIRMADAN EĞİLİP BALKONDAN
SARIŞIN KIZLARIN SAÇLARINI OKŞARDI

KİRAZ AĞACININ DALLARINDA KUMRULAR
KULAKLARINDA KÜPELİK KİRAZLAR
SAKLAMBAÇ OYNARMIŞ GİBİ YAPARAK YARAMAZLAR
DALINDAN KİRAZLARI AŞIRIYORLAR

ÇOCUKLAR ALMANYA'DA
KİRAZ AĞAÇLARININ ALTINDA
USLU USLU SAKLAMBAÇ OYNUYORLARDI

DÜSSELDORF
(Rene Akan Şiirler'den)

NARÇİÇEĞİ ANILAR

DÜSSELDORF'TA ESER DELİ BİR RÜZGÂR
İSTANBUL'DA KOPARIR BORA FIRTINA KAR
POSTADAN BANA HEP KARA HABERLER ÇIKAR
ŞİMDİ NERDESİN, KİMLERLESİN BAHAR, BAHAR

SERSERİ BİR MAYINIM SNSİZ ŞU BOŞLUKTA
DÖNÜP DURDUĞUM ÖLÜ BİR NOKTA
ARIYORUM SENİ ÇIKMAZ SOKAKTA
KADEHİMDE NARÇİÇEĞİ ANILAR
VEFASIZ ÇIKTIN BİLİYOR MUSUN BAHAR, BAHAR

DOYUMSUZ BİR ŞARKISIN KADEHİMDE DOSTUM
BIRAKTIĞIN GİBİ HALA SARHOŞUM
KAHROLMUŞUM PİŞMANIM YUDUM, YUDUM
YALNIZIM AMANSIZ KUŞATILMIŞIM
SENSİZ KURTULUŞUM NEYE YARAR
ÖLÜMDEN ÖTE BAŞKA KÖY MÜ VAR
HİÇ Mİ ÖZLEMEDİN BENİ BAHAR, BAHAR

HADİ, ÇIK GEL SALIN ODAMIZDA NEŞENLE
CİSELE, CİSELE GÜLÜŞÜNLE YÜZÜME GÖZÜME
BAHÇEMİZE GÜLLERE DİKEBLERE

HALA DAMAĞIMDA TÜKENMEZ TADIN
KADINIM İNANKİ SENİ HİÇ UNUTAMADIM
HEPİMİZİN SANA SONSUZ ÖZLEMİ VAR
BEKLİYORUM ÇILDIRASIYA YAR, YAR
N'OLURSUN ÇIKTA GEL BAHAR, BAHAR

Erol Yıldırım

KİRAZ AĞACI

kiraz ağacı komşu kızımızdı
çocuksu tatlı duyguları vardı

Nisan ayında beyaz giysileriyle
bir gelin adıydı bin işvesiyle

kiraz ağacı
kiraz ağacı
erik ağacına kanıp
bahar geldi sanıp
sakın ha çiçeğe durma

bir nisan şakasıyla
sahte Paris Düsseldorf'ta
kiraz dudağıyla karasevda
beşinci kattaki balkona
pusu atardı komşu oğluna

kiraz ağacı edalı nazlı bir komşumuzdu
umuda nar çiçeği, aşka gelincikler dokurdu

Erol Yıldrım
Düsseldorf 1 Mayıs 1996
BİN YILLIK SEVDA

ne zaman ranzama
sırtüstü uzansam
gönül penceremi
dört duvara assam,
açılır hücremin kapısı
girer içeri gökkuşağı
çeker beni terkisine
alıruzaklara gider

borayım fırtınayım
on beş yaşım hovardayım
başımda kavakyelleri
çapkınca bir firardayım

gelincik tarlaları
uçurtmamın pırpırlar
yüreğimin çırpıntısı
delikanlılık çağım
sevgilim Ceyn, ben Tarzan'ım

ne zaman ranzama gülüm
sırtüstü uzansam
çingene güzeli Güllü
başucuma gelir fal açar
niyet tut, der tutarım
sevgilim liselim karım
sevdalı dörtbir yanım
bir de başrollerde
eylem dolu isyanım

ne zaman ranzama
boylu boyunca uzansam
seninle elele ışık hızıyla
İstanbul varoşlarını
karış karış dolaşırım
fırtınayım borayım
çapkınca bir firardayım

ben Luvr'un pahallı kadını
Monolisa'yı Paris'te
gebe bırakmışım
şafakla birlikte Şanzalize'de
giyotinle vurulacak başım

ne zaman ranzama
boylu boyunca uzansam
eylem dolu isyandayım
zenciler mahallesi Harlem'de
sevgimizi karanfil yapıp
dağıtıyorum zencilere

takma kafana gülüm
Alkadraz'da tutukluyum
cezam eletrikli sandalye
çözülmedim daha ben
hiçbir işkencede
dün yine sevdamı bir şamarcasına
savurdum celladın suratına

ne zaman ranzama sırtüstü uzansam
kolumda sevdam boynumda yaftam
her gece Galata'da sisli bir limanda
asılmaktayım

takma kafana gülüm
daha çok uzak bizden ölüm
ferman padişahınsa sevdan benim

ne zaman ranzama uzansam
gönül penceremi dörduvara assam
açılır hücremin kapısı
girer içeri gökkuşağı
alır beni terkisine canım
ben yine dolu dizgin
bin yıllık bir firardayım

Erol Yıldırım


AŞIKLAR TEPESİ

KAÇ YÜZ YIL OLDU
GÜLHANE PARKI’NDAKİ ÇINARLARA
BAŞKALARININ ADININ YANINA
ADIMIZI KAZIMADIĞIMIZ

KAÇ YÜZ YIL OLDU EMİRGAN’DA
BİR BARDAK TAVŞANKANI ÇAYA
YOĞURTLU DONDURMA İÇİN
ORADAN KANLICA’YA UZANMADIĞIMIZ

KAÇ YÜZ YIL OLDU
SIRTIMIZI DAYAYIP AŞILLAR TEPESİ’NE
UZUN, UZUN GÖKSU DERESİ’NE DALMADIĞIMIZ

KAÇ YÜZ YIL OLDU
ÖNÜNDE DİZ ÇÖKÜP
Ş U KAVAK VAR YA, ŞU KAVAK
EŞİK OLMAKTANSA
KEREM OLUP YANMAYI YEĞLER DEDİĞİMİZ
O KOCA KAVAĞIN HATIRINI SORMADIĞIMIZ
-DURUŞU DA NE FİLOZOFÇAYDI-

ALMANYA’DAYIM O BALKONDA
DİZMİŞİM BİR, BİR ANILARIMIZI
ANADOLUHİSARI’NIN BURÇLARINA

MASAMDA BİR ŞİŞE YETMİŞLİK RAKI
-NE NANEMOLLAYSA EXPORT MALIYMIŞ-

KARŞIMDAKİ BALKONLAR RUMELİHİSAR’I
BAKIP, BAKIP ŞİİRLER YAZIYORUM
ŞARHOŞ MUSUN DEYİP GÜLÜP GEÇME
EXPORT RAKI YERLİ SAKIZ LEBLEBİSİ
BURÇLARA DİZDİĞİM ANILARIMIZ
İÇİYORUM İÇMESİNE DE NİYETİM
SARHOŞ OLMAK FALAN DA DEĞİL DOĞRUSU
KARŞI BALKONDAKİ ALMAN KIZLARINA HAVA ATMAK
-HAVAN BATSIN İYİMİ-

OLMADI İŞTE, RAKI BU ŞİŞEDE DURDUĞU GİBİ DURMUYOR
BİR DE SEN DAVETSİZ ÇIKIP GELDİN MASAMA
HADİ KOLAYSA GEL DE SARHOŞ OLMA

BEN ŞİMDİ NEYİM, ŞAİR Mİ ŞİİR Mİ?
-HİÇBİRİ DEĞİL SARHOŞSUN SARHOŞ-
AFERİN SANE BE NASIL DA BİLDİN

Erol Yıldırım







[/CODE]

Son Eklenen Yazıları
Sevgiliye Mektup.. 1117
Karanlık Yüz&.. 1603
Karanlık Yüz&.. 1432
ALEVİ ŞAİ.. 1764
ALEVİ ŞAİ.. 1687

Son Eklenen Şiirleri
.. 314
Hasret Yüklü.. 1093
karasevdam.. 1280
YOLDAŞLIK SÖ.. 1334
ELEELE.. 1388

  Son Kitap Yorumları;
Eğer yenid..
İnanı..
1979 Yıl&#..
…Eğe..

  Son Şiir Yorumları;
Elveda Ka..
YAŞANMI&#..
sözüm..
yorum siirin ic..

  Son Yazı Yorumları;
Şimdi nerdesin?..K..
İhsan Işı..

Saat

www.erolyildirim.org -- Erol YILDIRIM'ın Önceki Sitesi

Powered by Aktif AJANS © 2019 
15.10.2019 07:24:59